11 Mart 2013 Pazartesi

Neden Redhack'e Karşıyım ?

Terörist Redhacke karşı açıklama
Neden Redhack'e Karşıyım...


İsmimi farklı bir şekilde gündeme tekrar taşımak isteyenlere cevap olarak bu yazıyı yazmayı uygun gördüm. Günümüzde,  devletini sevmenin , bayrağını sevmenin ve bu değerler için iyi yönde çalışmanın faşistlik olduğunu haykıranları görüyoruz , izliyoruz. Ve bu söylemleri haykıran gruplardan bir tanesi de elbette Redhack ve saz arkadaşları
Redhack isimli sözde hacker grubu ve sempatizanlarının çeşitli eylemlerle, çarpıtmalarla bizleri farklı gösterme çabası olumsuz sonuçlandıkça  elbette daha da saldırgan, agresif bir yapıya bürünmeleri oldukça doğaldır.
Karşıt görüşlü kişilere saygısı olmayan bu kişilerin, kendilerine karşı sempati beslemeyenlerden saygı beklemeleri oldukça ironiktir.
Ben şimdiye kadar belli bir görüşü temsil etsem de benim düşünceme karşıt görüşlü kişiler benim değerlerime dokunmadığı sürece onlara karşı belirli bir hassasiyet ile yaklaştım.
Daima saygı duydum ve karşıt görüşlerin de bir ülkenin gelişmesi adına var olması gerektiğini hep savundum.
Derdi, aslen hükümet ve kurumlarıyla değil de direkt olarak DEVLET ve  onun düzenli yapısı olan bu grupların o kadar çelişkili söylemleri ve eylemleri var ki bunları inanın saymakla bitiremem.
Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bu tür gruplar amaçlarının oldukça dışına taşmış durumda ve amaç olarak tamamen popüler bir kitle oluşturarak belirli bir sansür ortamını kendileri yaratma peşindeler.
Belirli çevrelerin tehdit ortamı oluşturduğunu söyleyen bu grup acaba;
Şunlar , şunlar yapılmaz ise elimizdeki belgeleri açıklarız.
Şu kişilere özgürlük gelmez ise şuralara şunu yaparız.

söylemleri ile tehdit değil de rica da bulunduklarını mı sanmaktalar ?
Anonymous grubunun zamanında yaptığı gibi prim yapmak için her türlü tehditi sergileyen bu grubun yaptığı baskı sizce belirttiği görüşlerle çelişmiyor mu ?
Şu ana kadar gördüğüm eylemlerinin tamamı duvara yazı yazmaktan ibarettir.
Ben kendi görüşümü kendi evimin duvarından istediğim gibi sergileyebilirim. Fakat bu özgürlüğümü başkasının hak kapsamına giren veya her görüşten insanların olduğu umuma açık bir yeri şahsi fikirlerim için kullanamam, onun meşru sınırları içerisinde bu eylemimi gerçekleştirmem meşru değildir bunun en azından meşru olduğunu kabul edemem.
Redhack’in de şuan yaptığı tam olarak budur. Yani başkalarının sınırları içerisine giren yerde kendi görüşünü sergilemek ve buna saygı duyulmasını beklemek…
Siz istediğiniz kadar karşıt görüşlü olun, istediğiniz kadar farklı bir bakış açısından dünyaya bakın;
Başkalarının değerlerine hakaret etmeden, onların düşüncelerine saygı göstererek istediğiniz gibi bu görüşlerinizi kendi sınırlarınız içerisinde sergileyebilirsiniz. Ben, buna kimsenin müdahale etmemesi gerektiğini savunurum. Fakat ben hiçbir şekilde kendi görüşüme ters bir kişinin gelip bahçemin duvarına yazı yazmasına da müsaade etmem ve bu tür kişilere de saygı göstermem asla beklenemez.
Belki  bu karalanan duvar boyanır yazılar kapanır ama karşıt görüşlere olan saygımı azaltan bu eylemler hiçbir şekilde benim ve çevrem üzerinde sempati kazanmaz.
Adımız defalarca belirli kesimler üzerinden karalanmaya , yıpratılmaya çalışıldı. Bunun örneklerini zamanla gördük. Bunlardan bir tanesi de tamamen legal çerçevede ilerlediğimiz ve devletimizi severek yaptığımız gönüllü işlerden bazılarının çarpıtılarak bazı medya organlarının malzemesi haline gelme durumuydu. Düşünün ki siz bilişim alanında birçok bilgi eksiği olduğunu bildiğiniz devlet kurumlarına , üniversitelere gönüllü  olarak gidip seminerler , konferanslar , elinizden geldiğince bilinçlendirme eğitimleri veriyorsunuz. Ve hiçbir maddi karşılık beklemeden yaptığınız bu işlerden dolayı verilen bu plaket , teşekkür belgesi vb. şeyler çarpıtılarak devletçi hacker , faşist hacker gibi söylemleriyle karşıt gruplar arasında hedef konumuna getiriliyorsunuz.
Sıradan bir polis meslek yüksek okulunda gidip ücretsiz bilişim semineri verdiğimiz ve karşılığında aldığımız bu plaketin , teşekkür belgesinin adı bazı kesimler tarafından şu an ne şekilde gösterilmeye çalışılıyor biliyor musunuz ?
Ben size söyleyeyim ;
Devlet , kendi hackerlarını ödüllendiriyor. Devlet bu kişilere Redhack’e karşı oldukları için ödül veriyor
Evet biz devlete bağlı , devletini seven kişiler olarak bundan gurur duyuyoruz. Siz bu teşekkürlerin amacını üstte verdiğim cümledeki gibi istediğiniz kadar çarpıtıp istediğiniz kadar bu olayları bir yerlere çekebilirsiniz. Devlete bağlı olup bu vatana gerçek hizmeti vermek devletçilikse , milliyetçilikse ve hatta sizin saçma gözü dönmüş tabirinizle faşistlikse, faşizm ise işte biz ‘O’ yuz.
Kaldı ki biz ödüllerimizi, teşekkürlerimizi sadece devletimizden değil aynı zamanda uluslar arası birçok şirketten de emeğimizle alarak bir yerlere geldik. Ha ama şimdi bu karşıt gruplar; “Google , Facebook , Microsoft gibi şirketler de sizi savunuyor onlar da cemaatçi , devletçi vb.” diyecekler…
Nitekim bu planları tutmayan kişiler şanslarını tekrar tekrar denemek için yine sahnede ama bu kez bir film/belgesel paçavrası ile devletini seven gönüllü olarak kendini vatanına adayan kişiler üzerinden prim yapma hevesindeler…
PKK’ ya terör örgütü diyemeyen , geçmiş röportajlarında DHKP-C & Tikko bağlantısını gizlemeden açıkca söyleyen , emperyalizme karşı olduğunu söyleyip asıl emperyalist hedeflerle uğraşmayan, eylemlerinde halka zarar veren , aynı görüşte olmayan kişileri devletçi , cemaatçi, faşist o cu bu cu diye önyargıyla kendine göre nitelendiren bir grup ile benim uzlaşamayacağım gayet açık ve nettir.
Önemli olan bu çamur atma felsefesinden uzaklaşıp benim şuan kendi duvarımdan görüşlerimle seslendiğim gibi kendi duvarından seslenişiyle halklara baskı kurmadan davasını savunan kişiler toplamaktır.
Gerçek yüzünü gizleyen , masumiyet maskesiymiş gibi gülen bir maske ardına gizlenen kişiler asla gerçeği savunuyorum diyemezler…
Çünkü o kişiler suçluluk psikolojisinin verdiği eziklikle, gerçek benliklerini kimliklerini açık edecek yüzde olmayan zavallılardır. Ve gerçek bir kimlik ile kendi doğrularını savunamazlar.
Deniz Gezmiş , Mahir Çayan vs. isimlerini anarlar fakat onlar gibi cesaretli değil onların tam aksine korkaktırlar. Ölümü bile göze alırız derler fakat savundukları dava da bahsettikleri ölüm onlar için Counter Strike oyunundaki gibi sanal bir ölümdür.
Ve benim bahçemin duvarına kendi görüşlerini yazacak kadar bilgisi olmayan o zavallılar çareyi, isimlerimizin üzerine çamur atma felsefesinde bulmuşlar.
Ama ben yine çok kızmıyorum. Siz de biliyorsunuz ki güneş balçıkla sıvanmaz.
İşimi iyi yaptığımı düşmanlarımın bana var gücüyle saldırmasından anlıyorum.

Emrullah Akdemir ~ 11.03.2013

Alexa Değeri